Related Posts with Thumbnails

Tereyağlı Kremalı Brüksel Lahanası

19 Kasım 2009


Brüksel Lahanasının bir kere yemeğini yaptım. Ne bileyim tadı bana pek hitap etmedi. Ben de dedim ki bizim lahanamız çok çok daha güzel. Bildiğimiz lahanaya devam. Sonra eşimin teyzesinin kızı lahanayı bu şekilde yaptığını söyleyince aklıma yattı , eeee içinde nede olsa krema var. Krema neyin içine girse çok yakışıyor. Sebzenin de tadını değiştiriyor. Netekim öyle oldu. Tabii birde karbonatlı suda haşladım ve dip kısımlarını ayıkladım. Hafif acımsı tadı o diplerindeki kök kısımları veriyor dediler. Gerçekten de o acımsı tad olmadı. Mutlak deneyin derim.
Malzemeler:
  • Bir paket brüksel lahanası (tahmini yarım kilo)
  • Haşlama suyuna 1 çay kaşığı karbonat
  • yarım paket krema
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz, karabiber

Yapılışı:

  1. Brüksel lahanalarının ilk yapraklarını koparıp, diplerindeki köklerini de ayıklayıp karbonatlı suda 5 dakika kadar pişirin. Çok yumuşamalarına izin vermeyin.
  2. Tereyağını bir tavada eritin. İçine lahanaları atın ve kavurun. Haşladığınız lahananın suyundan 2 kepçe ve yarım paket kremayı da üstüne boşaltın. Lahanalar karışımı içine çekene kadar pişirin.

Kakaolu Büskividen Muhallebili Tatlı

13 Kasım 2009


Evde grip oldum yatıyorum. Dün gece bayağa bir kötü geçti ama şimdi iyiyim. Şu anda yatakta keyif yapıyorum.
Bu tatlının bir adı vardı ama ben hatırlayamadım. Büskivili tarifleri sevenler için birebir. Ben zaten bayıla byıla yiyorum. Sizlerinde seveceğine eminim.
Malzemeler:
  • 1 paket kakaolu büskivi
  • 1.5 litre süt
  • 1.5 bardak şeker
  • 1.5 bardak un
  • 1 paket toz krem şanti
  • 1 adet vanilya

Yapılışı:

  1. 1 paket büskiviyi rondodan geçirip, fırın tepsisine yağlı kağıt sererek, üstüne toz halindeki büskivileri yayıyoruz.
  2. Süt, şeker, unu muhallebi yapıyoruz. İçine bir adet krem şantiyi katıp en az 10 dakika mikserle çırpıyoruz. Muhallebiyi büskivinin üstüne sıcak sıcak döküyoruz.
  3. Soğuduktan sonra dikdörtgen parça olacak şekilde kesiyoruz. Spatula vasıtasıyla 1 tarafı öbür tarafın üstüne kapatıyoruz. İsterseniz araya muz, çilek, kivi koyabilrsiniz. Çokda yakışır.

Kıymalı Pane Börek

10 Kasım 2009


Sıcak sıcak yenecek, lezzetli bir börek. Ben akşam yemeği niyetine yaptım valla. Pane olduğu için fazla yağ çekmediğine inandığım için akşam yemeğinde yedik. Hiç tarzım değildir. :)))Bundan önce herkes brokoli çorbası içti tabii ki. Biraz sağlık, biraz keyif :))
Malzemeler:
  • 5 adet yufka
  • 300 gr kıyma
  • 1 büyük soğan
  • yarım demet maydanoz
  • karabiber, tuz
  • 2 yumurta
  • 1 bardak galeta unu

Yapılışı:

  1. Önce kıymayı kavurdum. Üstüne yemeklik doğradığım soğanları kattım, kavurdum. İndirmeye yakın doğranmış maydanozu, karabiberi, tuzu koydum.
  2. 2 yufkayı üstüste koydum. 8 üçgen parçaya ayırdım. Üçgen parçanın kalın tarafına kıymalı içten koyup, sigara böreği gibi sardım. Ucunu su ile ıslatarak açılmasını engelledim.
  3. Tüm yufkaları bu şekilde sardım. Yarısını buzluğa sonra pişirmek üzere ayırdım. Tavada sıvıyağı kızıdırdım. 2 yumurtayı çırptım börekleri içine batırıp, galeta ununa buladım. Kzıgın yağda arkalı önlü pişirdim.
  4. Servisini sarımsaklı yoğurtla yaptım. Zaten kızarttığım için üstüne tekrar tereyağlı, salçalı sos yapmadım.

Çikolata Soslu Elma Tatlısı

Görüntü çok güzel olmasada tadı inanın çok güzel oldu. Yapması son derece kolay bir tatlı. Tarifi bile çok kolay.
4 adet elmayı soydum ve ortadan ikiye böldüm. Tencereye dizdim. Üstlerine birer kaşık dolusu şeker koydum. Tencerenin dibine 1 bardak su döktüm. 5 tanede karanfil ekledim. 10 dakika pişirdim. Elmalar hemen yumuşadılar. Üstüne de arkasındaki tarife göre hazır çikolata sosu yapıp, döktüm. Hindistan cevizi ile süsledim.

Kasım Ayında Bursa Botanik Parkı

08 Kasım 2009

Hangi mevsimi seversiniz ? Ben öncelikli olarak sonbaharı, sonra yazı severim. Sonbaharda doğa insanlara tüm renkleri gösterir. Yeşilin, sarının, kırmızının her tonunu bir arada görebilirsiniz. İnsan yaşadığına , nefes aldığına bir kez daha duacı olur.

Biz bu mevsimde fırsat buldukça yürüyüş yaparız Hakan'la. Bugün Botanik parkta kahvaltı yaptık. Bence Botanik park Bursa için bulunmaz nimet. Mutlaka uğramalısınız.

Aşağıdaki kareleri biz yakaladık. Siz de gittiğiniz de bakalım hangi kareleri yakalayacaksınız.





Bisikletle gezme imkanınız var. Tabii bir de sıcak çayla ellerinizi ısıtma imkanınız..



İnanılmaz bir renk cümbüşü


Söğütler gölete doğru uzanmış



Ördekler ve kazlar Hakan'a poz verdiler. Bembeyaz tüyler üzerinde turuncu renk. İnanılmaz değil mi?




Suyun üstünde ağacın yansımaları






Faytonla gezme imkanı da var.




Tam 3 tane sincaba rastladık. Sadece bunu çekebildik.




Kırmızı Biber Turşusu

07 Kasım 2009


Tarif Limonlu Kek'ten. Tarife sadık kalarak yaptım. Güzel oldu ama yinede yağını yarım bardak koysaymışım bence çok daha güzel olurdu. Arkadaşlarım bilirler ben yağı yemeğe, salataya damlatarak kullanırım. Dolayısıyle bana yağlı gelmesi çok normal. Paylaşım için teşekkürler Limonlu Kekim.
Malzemeler:-
  • 1 kg. kırmızı biber
  • 1 su bardağı ayçiçek yağı
  • 1 su bardağı sirke
  • 1 su bardağı su
  • 10-12 adet sarımsak (Ben 15-20 tane kullandım.)
  • 5-6 dal maydanoz (Tamamen ağzını kaplayacak şekilde 10 dal falan kullandım.)
  • 1 yemek kaşığı tuz

Yapılışı:

  1. Yağ, sirke, su ve tuz yayvan bir tencereye konularak kaynatılır.
  2. Yıkanarak temizlenen kırmızı biberler yaklaşık 2 cm. genişliğinde halkalar halinde kesilir. (Eğer biberler kalınsa, üst kısımlara doğru genişlediği yerlerden de ikiye bölünebilir. )
  3. Yağlı-sirkeli karışım kaynadığında bir avuç kesilmiş kırmızı biber içerisine atılır. Kaynayan suyun bir müddet kaynaması durdup, kısa bir süre sonra (yaklaşık 30 saniye) pirelenip (!) tekrar kaynamaya başladığı zaman da kevgirle hemen alınır. (Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus budur, eğer biberler suda fazlaca kaynarsa yerken dış kabukları sıyrılıp ağzınıza gelebilir, turşunun tüm özelliğini öldürür.) Benim ki 30 sn. den fazla sürdü. Bazen 1.5-2 dakika kadar sürdü.
  4. Tüm biberlere aynı işlem uygulandıktan sonra bir şişeye doldurulur. Hala kaynamakta olan (ve suyu bayağı azalmış olan) karışımın içerisine halka halka doğranmış sarımsaklar (sarımsak turşusunu seviyorsanız, sarımsakları bütün olarak ve daha fazla kullanabilirsiniz) atılarak 2-3 dakika daha kaynatılır ve suyu ile beraber biberlerin üzerine dökülerek soğumaya bırakılır. En son şişenin üstü maydanozla kapatılır.

Ispanaklı ve Peynirli Kek

04 Kasım 2009


Tarif Banu Gökşin'in bloğu Kibele'nin Sofrasından. Çok lezzetli bir kek oluyor kendileri. Ayrıca da besleyici. Banu'nu da tariflerini çok özledik. Artık dönse aramıza.

Malzemeler:

  • 200 gr ıspanak yaprağı (Ben göz kararı kullandım. Biraz fazla kullanmışım, o yüzden benim ki biraz daha yumuşak oldu.)
  • 1 adet patates
  • 100 gr beyaz peynir (benim ki göz kararı yine)
  • 3 yumurta
  • 180 gr un (göz kararı kek hamuruna yakın bir kıvam)
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 paket kabartmatozu ve tuz
  • kişniş (ben kullanmadım, ben mahlep kullandım.)

Yapılışı:

  1. Patates ve peyniri rendeleyin. Ispanak yapraklarını yıkadıktan sonra incecik doğrayın ve bir kasede hepsini harmanlayın.
  2. Ayrı bir kasede yumurta, süt, sıvıyağ , kabartmatozu, tuzu ve mahlebi ekleyin karıştırın.
  3. Unu ve diğer sebzeleri de ekleyin ve kaşıkla karıştırın. Kek kalıbını yağlayıp, unlayın. Karışımı kalıba dökün.
  4. Önceden 180 derecede ısınmış fırında yaklaşık 40 dk pişirin.

Olgun İncir Reçeli

27 Ekim 2009

İncir reçelinin olgun incirden yapıldığını hiiçççç bilmezdim. Hatta bir ara evde inanılmaz çok incir olmuştu da ne yapacağımı bilememiştim. Sonra Nunu'nun blogunda (Bir dut Masalı) görünce çok hayıflandım. Neden daha önce olgun incirden reçel yapılacağını araştırmadım diye. Sonra sadece bu reçeli denemek için gittim tekrar pazardan incir satın oldım. İyi ki de denemişim. Çok ama çok güzel oldu. Bundan sonra mutlaka yaparım. Sen aklınla bin yaşa Nunu'cum.

Malzemeler:
  • 1 kilo incir
  • 1 kilo şeker
  • 5 adet karanfil
  • yarım limon suyu

Yapılışı:

  1. İncirler yıkandıktan sonra üzerlerine şeker konularak 1 gece bekletilir. Eğer zamanınız yoksa çok kısık ateşte hemen de pişirebilirsiniz. Ama tekrar söylüyorum şeker tamamen eriyinceye kadar çok çok kısık ateşte pişecek.
  2. Reçel kıvamına gelince (suyundan kaşığın ucuyla alınıp porselen tabağa konulur. Ilındığında ortası kaşık yardımıyla ayrılır. Ayrım yavaş yavaş kapanıyorsa, hızlıca kapanmıyorsa reçeliniz kıvama gelmiştir. ) limonun suyu sıkılır ve bir taşım daha pişirilir.
  3. Sıcak sıcak şişelere konur. Şişeler ters çevrilerek soğutulur.

Güllaç

24 Ekim 2009


Ramazandan kalma bir tarif. Bir yerlerde kalmış. Ancak yayınlayabiliyorum.

Güllaç bence sadece ramazan ayına ait bir tatlı olmamalı. Bu nedenle illaki bir paket daha bulundururum evde. Zaten 2 yıl süre ile saklanabiliyor Güllaç paketleri.

Tarifini yazmayacağım. Paketin arkasındaki tarif esastır zaten. Ama ben Hülya Ekşigil'in kitabından aldığım bir tüyoyu uyguladım yaptığım bu Güllaçta. 2 kilo süt kullanmak yerine 1.5 kilo süt ve 2 pakette 200 ml'lik Ülker'in çocuklar için ürettiği vanilyalı ballı süt ekledim. Tam da Hülya Ekşigil'in dediği gibi Güllaç'ın lezzetine lezzet kattı. Güllacı yiyenler bayıldı. Mutlaka ama mutlaka deneyin.

Taş Kadayıf

20 Ekim 2009


Eşim çok uzun zamandır taş kadayıf yapalım diye tutturmuştu. Ben de yaptım . Yaptım ama çok içime sinmedi. Görüntü güzel oldu da ne bileyim ya öyle çok güzel olmadı yada benim ağız tadıma uymadı. Tarifi netten araştırma yaparak buldum. "Lezzetler. com"daki bir çok tarifi harmanlayıp bence en doğrusunu seçtim. Aşağıda yaptığım tarif . Nerede yanlış yaptığımı bilen var ise yazarsanız sevinirim.
Malzemeler :
  • 1 kg hazır yassı kadayıf
  • 1 kg şeker
  • 5 su bardağı su
  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı yağ
  • 200 gr. ceviz içi

Yapılışı:

  1. Kadayıflar çırpılmış bol yumurtaya bulanır, yağda kızarttıktan sonra süzgece çıkarılır, fazla yağını almak için kaynar suya atılır. Kadayıflar bitene kadaraynı işlem yapıldıktan sonra 5 bardak su ile hazırlanan şekerli şuruba atılır. Kadayıf 10 dakika kaynatılır, ateşten alınır, soğuduktan sonra üzerine dövülmüş ceviz serpilir.

Enginar Göbeğinde Kıymalı Dolma

15 Ekim 2009


Bu tarif Yetur'la lezzet karelerinde görülmüş olup AAAAAA denilerek , tam de bizim evin erkeklerinin damak tadına layık bir yemek denilerek yapılmış bir yemektir. İyi ki de yapılmış , çünkü ben dahil bayılarak yedik. Zeytinyağlı enginardan bıkan, alternatif tarif arayan arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir. Yetur'a paylaşım için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Enginarlar derin dondurucudan, vakumlanmış halde 3'erli gruplar halinde yemek olmayı bekliyorlardı.
Malzemeler:
  • 3 adet enginar göbeği
  • 250 gr kıyma
  • 1 su bardağı pirinç
  • 1 büyük kurusoğan
  • 1/4 demet maydanoz
  • 1 ortaboy rendelenmiş domates
  • 1 limon suyu
  • tuz , karabiber, yenibahar,
  • yağlı kağıt, dilimlenmiş limon

Yapılışı:

  1. Dolma harcını soğanı ve domatesi rendeleyerek, içine kıymayı, pirinci, baharatları, 1 limonun suyunu ve tuzunu koyarak hazırlıyoruz.
  2. Enginarların içine, enginarlar çözülmeden kıymalı harcı paylaştırın. Üstlerine limon dilimleri koyup, her enginarı yağlı kağıda sarıp paketleyin.
  3. Düdüklü tencereye dizip üzerine 1 su bardağı su ve biraz zeytinyağı ilave edin.Benim enginarlar biraz büyükçeolduğu için düdüklünün buharı çıktıktan sonra yaklaşık 20 dk. pişirdim.

Elmalı Rulo Kurabiye

12 Ekim 2009

Bu aralar iş yoğunluğundan tarif yazamıyorum. Blog arkadaşlarını da ziyeret edemiyorum.

Yemek ve Biz Grubunda bir süredir elmalı rulo kurabiye muhabbeti sürüyordu. Ben de elmalı kurabiye yaparım ama hiç aklıma rulo olanı gelmemişti. Böyle yapmak tek tek kurabiyeye yapmaktan çok daha kolay. Yani tam benlik :)) Bende bahçemdeki elmaların küçük olanlarından topladım 8 tane kadar , onlarla yaptım. Siz 6 tane kullanabilirsiniz. Resmini çekereken üstüne pudra şekeri dökmedim. Yerken pudra şekeri serptik.
Malzemler:

İçi için :

  • 6 tane elma,
  • 2 yemek kaşığı Tarçın ve 1 tatlı kaşığı zencefil.
  • 1 bardak şeker,
  • 1 avuç kuru üzüm

Hamuru için :

  • 125 tereyağ yada margarin, 1 çay bardağı sıvı yağ (sadece 250 gr katı yağ da olabilir.)
  • 1 çay bardağı yoğurt,
  • yarım su bardağı pudra şekeri,
  • 1 paket kabartma tozu ve vanilya
  • Aldığı kadar un (yani yaklaşık 3.5 - 4 su bardağı)

Yapılışı :

  1. Elmayi rendeledikten sonra, üzümleri de ilave edip, toz sekerini koyup, suyunu cekene kadar pisirin. Zencefil ve tarcini ekleyip, kenarda sogutun.
  2. Eritilmis margarin, yogurt, seker ve siviyagi karistirin. Bardak bardak ununu ve kabartma tozunu, venialyasını ekleyerek yogurun. Kulak memesi kıvamı , hamurun elinize yapışmadığı kıvamdır. O ana kadar unu azar azar ekleyin.
  3. Hamuru 20 dakika dinlendirdikten sonra ikiye bölün ve her bir parçayı merdane ile açın.
  4. Hamurun her tarafına elmali ici sürün ve rulo yapin. Ruloyu bir parmak kadar kalınlıkta kesin. dilimleri yatay vaziyette tepsiye dizin.
  5. 180 derecede 25 dakika pişsin. Soguduktan sonra üzerine pudra şekeri serpin ve servis yapın.

Misi Köyü Yerel Lezzetler Şenliği

03 Ekim 2009


Eşimle haftasonları evden Misi köye yürümeye bayılıyoruz. Bize mini bir doğa yürüyüşü oluyor, sonra derenin kıyısında ördeklere baka baka çayımızı yudumlayıp tavlamızı atıyoruz.

Geçen hafta sonu yine Misi'ye yürüdüğümüzde aman bir kalabalık bir kalabalık. Meğer Misi köyü Yerel Lezzetler Şenliği varmış. Havada böyle bir şenliğe son derece iyi bir havaydı. Köy halkı da kendi yaptığı yada bağından bahçesinden topladığı ürünler için tezgah açmıştı. Ben de kuşburnu pekmezi ve ceviz aldım.

Ertesi hafta kendimde kuşburnu marmelatı yapmak için aman bir heveslendim bir heveslendim. Hakan'la beraber kuşburnu toplamaya tekrar Misi köyü yoluna çıktık. Elimizde eldivenler, budama makası falan. Sonra bir baktık ki , yarım saatte en fazla 200-300 gr. kuşburnu toplamışız. Elimizin her yeride çizilmiş. Daha gidip bir de marmelat için bir sürü uğraşacağız. Nette kuşburnu için yaptığım araştırmaya göre ince çorap içinden en az 6-7 kez süzmem gerekliymiş benim kuşburnuları. Aman dedim bu iş seni aşar. Kafkas'ın kuşburnu marmelatına talim. Ayrıca kaç para derlerse Valla helal. Siz siz olun kuşburnu marmelatı veya pekmezi için kimseyle pazarlık yapmayın.





Misi köyü yolunun manzaraları. İsviçre bence halt etmiş.


Şenlikten insan manzaraları.


Bu tür etkinliklerin simgesi olan "GDO' ya hayır" kampanyası.


Ekmekler;



Bunlarda tezgah açmış çocuklar. Oyuncaklarını satıyorlar :))



Bursa'nın mizah simgesi , Karagöz ve Hacivat



Şenlikten görüntüler


Geri dönüş yolunda, elimizde cevizler ve kuşburnu pekmezi

Vişneli Tart

01 Ekim 2009



Daha önce çilekle denediğim tarifi bu sefer vişne likörü yapmak için kullandığım vişnelerle yaptım. Vişneler için bir işlem yapmama gerek kalmadı. Zaten şekerin içinde bir güzel tatlandırılmıştı. Siz taze vişne kullanacaksanız biraz şekerle kaynatabilrsiniz. Hem suyunu da vişne suyu olarak değerlendirirsiniz.

Üstteki resimdekilerde tart hamurunu cup cake kalıplarına bastırıp , kenarlarını da yükselterek yaptım. Alttakini normal tart kalıbına koyarak yaptım. Çilekli kekle arasındaki tek fark , çilek yerine vişne kullanmış olmam. Tarifi işte burada  http://durutarifler.blogspot.com/2009/04/cilekli-tart.html

Dilim Gülümsüyo!

29 Eylül 2009



Kitap Hülya Ekşigil'in yemek yazıları. Kitabın Adı da dört yaşındaki bir çocuğun çikolatalı dondurma yedikten sonra yaptığı yorumdan geliyor. Kitabı çok beğendim ve çok büyük zevkle okudum. Sanki iki ayrı şevk aldığım şeyi yani kitap okumak ve mutfakta bir şeyler denemeyi sanki bir arada yaşadım. Kitabı okuyup bitirdikten sonra, tekrar bu sefer çizerek okudum. Sonra kitaptan aldığım tüyolardan birini denedim bile.



Kitabı anlatımı çok güzel. Yazar Türkçe'yi çok güzel kullanılmış. Arada espriler yapmış. Tom Cruise'ın sevgili seçimi kısmında yerlere yattım. Sizi hiç sıkmadan yiyeceklerin dünyasına sokuveriyor. Gerçi ben gönülden razıydım zaten o dünyada kaybolmaya :)))


Kitaptan neler aldım, biraz sıralayayım. Ama merak edin ve siz e okuyun diye açıklama yapmayacağım.


  • Ekşi Krema nasıl yapılır öğrendim.


  • Güllaç'ımın sütünü kitaptan öğrendiğim şekilde yaptım. Gelen, yiyen bayıldı. Çok lezzetli oldu.


  • Çiçekli kaseyi en kısa zamanda deneyeceğim. Süper bir fikir.


  • Kavunlu, votkalılı içkiyi de denemek istiyorum. Seneye yaza serin serin daha güzel olur.


  • Sebze suyu için verilen tüyoyu da mutlaka deneyeceğim.


  • Frik bulguru daha öncede ilgimi çekmişti ama şimdi mutlaka deneyeceğim hem de Gülşen Çağdaş'ın pişirdiği şekilde

Daha neler var neler, bunlar sadece aklımda kalanlar. Hele yazarın başka bir yazardan aldığı "Kavunlar arkadaşlar gibidir, 50 tanesini denemeden iyisini bulamazsın!" alıntısına katılmadan edemedim. Ben okuyun derim. Helede mutfakta birşeyler yapmayı sevenler.


Kitabı arkasındaki yazı ise sizi kitaba çekmekte bire bir.
'Unutma bizi' dolmasının nerelerde yapıldığını...
Yenirken çıkardığı sesle G. B. Shaw'u dehşete düşüren sebzeyi...
Hangi bitkiyi geçmişte yalnızca din adamalarının toplayabildiğini...
Berberi kadınların hangi meyveyle fal baktığını...
Kahveye 'Müslümanların şarabı' dendiğini...
Bademle mandolinin arasındaki bağlantıyı...
Avusturalyalıların kendilerine ne zaman 'ceset ziyafeti' çektiğini...
Hangi balığın buzdolabından dışarı sıçrayabildiğini...
Sofraya leziz bir yemek getirmenin değişmez 'püf noktasını'...
Biliyor musunuz? Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp.

Domates Soslu Sarımsaklı Yoğurtlu Kıymalı Gözleme

25 Eylül 2009



İsim nasıl ama. Bu yemek Meksika'dan ithalmiş, o yüzden ismi böyle :))
Eşimin özel tatlarından biri. Özellikle ben ve Ata evde olmayınca süperr şeyler yapar. Bunu Ata ile bana özel yaptı. Bizde bayıla bayıla yedik.
Malzemeler:
  • 3 adet yufka
  • Yufkaları ıslatmak için yarım bardak süt ve 1 kaşık yoğurttan oluşan karışım
  • 250 gr kıyma
  • 1 büyük soğan
  • 4-5 adet biber (istenirse 1 adet büyük boy domates)
  • Üstüne koymak için sarımsaklı yoğurt
  • Sosu için domates salçası, tereyağ ve su
Yapılışı:
  1. Kıymayı çok az sıvıyağda en az 10 dakika kavuruyoruz. Üstüne ince ince doğranmış biberi ve soğanı koyup renkleri dönene kadar kavurmaya devam ediyoruz. İsterseniz bu aşamadan sonra içine domates de koyun. Biraz daha pişirin. Eşim koymamamış.
  2. Yufkayı komple yayıyoruz. Bir kenarını yufkanın yarısına kadar katlıyoruz. Üstüne süt ve yoğurt karışımını koyuyoruz. İçine kıymalı harcımızı koyuyoruz. Yufkayı kare olacak şekilde katlıyoruz. Karenin bir kenarı bir karış kadar olacak.
  3. Yaptığımız bu gözlemeyi yanmaz tavada ama biraz sıvıyağ damlatarak önlü arkalı pişiriyoroz. Servis tabağına alıp küçük lokmalar halinde kesiyoruz. Üstüne önce sarımsaklı yoğudu döküyoruz. Sonra salçalı sostan. Daha sonra afiyetle yiyiyoruz.
  4. Salçalı sosu da şöyle yapıyoruz: Bir kaşık tereyağ, bir kaşık sıvıyağ eritip içinde 2 kaşık salçayı eziyoruz. Üstüne çok az su ekleyip kıvam almasını sağlıyoruz.

Tavuklu Kapama

22 Eylül 2009


Bu yemeği ilk arkadaşım Pevin'in annesi Gürbüz teyze yaptığında yemiştim. Ellerine sağlık çok çok güzel olmuştu. Benim yaptığım tavuklu kapamada eşimin dediğine göre Gürbüz teyzenin ki kadar güzel olmada da güzel olmuş. :)) Tabii Gürbüz teyze tereyağı bol kullanıyor. Biz tereyağı pilavın içine sadece tadımlık koyuyoruz.
Bu yemekte aslında nohut yok. Eşim tavuğu haşlarken haşlama suyuna koymuştu. Ben de değerlendireyim dedim. Nohutları pilavın içine karıştırsaymışım daha iyi olurmuş. Biraz kurudular. Bir de Gürbüz teyze etleri bütün bütün koymuştu, ben parçalayarak pilavın üstünü kapatmaya çalıştım. Pilav kurumasın diye. Bunun için yorumum yok bence her ikise de olabilir.
Hem çok kolay hem de çok lezzetli bir yemeği herkese tavsiye ederim.

Malzemeler:
  • Tavuk budu ve göğüs parçaları (5-6 tane)
  • 2 bardak pirinç
  • Tavuğu haşlamak için su
  • İstenirse yarım su bardağı nohut
  • 1 kaşık tereyağ, 1 kaşık sıvı yağ ve tuz

Yapılışı:

  1. Tavuk parçalarını düdüklü tencerede ister nohutlu, ister nohutsuz haşlıyoruz. İçine bir bütün küçük soğanda atabilirsiniz.
  2. Pirinci 20 dakika suda beklettikten sonra, süzüp yağda pilav yapar gibi kavuruyoruz.
  3. Kavurduğumuz pirinci borcama döküyoruz. Üstüne 4 bardak su koyuyoruz. (Ben fırında pişeceği için 1-2 oranında yaptım.)
  4. Üstüne tavuğu ister parçalayarak ister bütün bütün koyup 180 derecede pilav suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Sanıyorum 30 dakika.

Fırında Kaşarlı Alabalık

18 Eylül 2009



Benim balık için güveç kabım olmadığı için alabalığı borcamda yaptım. Oy oy oy . İyi ki de yapmışım. Evdeki herkes parmaklarını yedi. Hem çok kolay hem de çok lezzetli hem de son derece besleyici olan bu yemeği herkese tavsiye ediyorum. Bu vesile ile de herkese iyi bayramlar diliyorum.



Alabalık filetoları borcama sıraladım (4 yarım parça ) . Tereyağ ve zeytinyağı karışımını bir tavada erittim. İçine biberleri attım (rahat 10 tane falan vardır. ) Biberler hafifçe kavrulunca üstüne kabuklarını soyduğum ve küp küp doğradığım domatesleri (3 adet orta boy) de kattım. İçine 4-5 adet doğranmış sarımsakta attım. Tuzunu koydum. Domatesler kendisini salınca altını kapatıp balıkların üstüne döktüm. Hiç su koymadan 180 derecedeki fırına verdim. Yaklaşık 30 dakika sonra üstüne rendelenmiş kaşarları (1 tabak dolusu ) da serptim. 10 dakika daha tutup servis yaptım.

Tavuklu Hünkar Beğendi

15 Eylül 2009


Çok çok güzel bir yemek. Tam da sunum yemeği. Yapması çok kolay olmayan, yemesi bir o kadar kolay olan bir yemek :)) Kırmızı etlisi de, kıymalısı da, tavuklusu da çok güzel oluyor. Tercih sizin istediğiniz gibi yapın.
Malzemeler:
  • 3 adet közlenmiş patlıcan (ben genelde tophane patlıcanı kullanıyorum ve fırında közlüyorum)
Tavuk sote için :
  • 1 kilo tavuk eti
  • 1 büyük soğan, 3-4 diş sarımsak
  • 2 büyük boy domates
  • 3-4 adet biber

Beşamel sos için :

  • 3 kaşık dolusu un
  • 1 kaşık tereyağ ve 1 kaşık sıvı yağ
  • 1/2 litre süt
  1. Yapılışı:
    Közlenmiş patlıcanları ince ince doğruyoruz. Hatta çatalla iyice eziyoruz. Pürüssüz kıvama getireceğiz.
  2. 3 kaşık dolusu unu yağda kavuruyoruz. Yaklaşık 4-5 dakika. Rengi dönmeyecek beyaz kalmalı. Beğendide un fazla kavrulmaz. Biraz soğumaya bırakıyoruz. Un soğumazsa çok pütürlü kalıyor. Üstüne sütü yavaş yavaş ekleyerek pişiriyoruz. Ben pişirmeye başlamadan önce garanti olsun diye mutlaka el blandırını içine daldırırım. Muhallebi kıvamına gelecek. Çok cıvık olduysa un, çok koyu olduysa süt ilave edip tekrar pişirebilirsiniz. İçine patlıcanları katıyorum. Servis sonra yapılacaksa daha sonra tekrar ocağa alıp içine biraz süt katıp yumuşatabilirsiniz.
  3. Başka bir tarafta tavukları sularını salıp tekrar çekene kadar pişiriyoruz. Etlerin üstüne ince ince doğranmış soğan, sarımsak ve biber katıp kavurmaya devam edin. Soğanların ve biberlerin rengi dönünce kabukları soyulmuş ve minik küp küp doğranmış domatesleri katıyoruz. Domatesler yumuşayıp suyunu çekinceye kadar pişiriyoruz. (Yaklşaşık 10 dakika)
  4. Beşamel soslu patlıcan karışımının üstüne tavuk sotemizi koyup, tabağın kenarlarına pul biber ve nane serpip servis yapıyoruz.

Bayramdere-Boğaz Yeniköy

06 Eylül 2009

Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği, memleketimin sayfiye yeri Yeniköy ( biz boğaz deriz) .

Ramazan ayında gittiğim için çok sakindi, aynı gençliğimde ki gibi. Ben bu halini seviyorum. Yazın tıklım tıklım oluyor. Tanımadığım bir sürü insan. Hoş artık Karacabey'den de çok kimseyi tanıyamıyorum.





Malkara'ya iniş. Az yürümezdik oradan oraya.









Piknik alanı. Eskiden ortasından gürül gürül dere akardı. Şimdi de akıyor ama eski sesi duyulamıyor ne yazık ki.
Orman upuzun ve komple semayı kapatan ağaçlardan oluşmuştur. Yazın en sıcak günü bile serin olur.





Ormanın içinden Malkara'ya yürürüz biz. Etraf ceviz ve ıhlamur ağaçları doludur. Çınarlar apartman büyüklüğündedir.




Boğaz'a iniş.

Upuzun sahil ve yürüme yolu.



O kadar insan kirliğine , o kadar çarpık yapılaşmaya, o kadar hor kulanmaya karşın Boğaz yine de çok güzel.